Travma

Travma

Travma Nedir?

Travma, ani ve beklenmedik bir anda ortaya çıkabilen, bireyi bu olay üzerinden çaresiz, güçsüz ve korku içerisinde bırakan, çeşitli nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilen ve kişinin ruhsal bütünlüğünü tehdit içerisinde bırakan bir olaydır.

Travma nasıl sınıflandırılır?

Travma; fiziksel, psikolojik ve kombine travmalar olarak 3 grup içerisinde incelenir.

 Fiziksel travmalar; beden ve organların aldığı darbelerden oluşmaktadır. (Beyin darbeleri, organ yetmezlikleri vs.) 

Psikolojik travmalar; travma sonrası stres bozukluğu, depresyon, anksiyete gibi psikolojik patolojilerden oluşmaktadır.

Son olarak kombine travmalar da; fizik-psikolojik ve psikolojik-fizik travma olmak üzere kendi içerisinde ikiye ayrılır. Fizik-psikolojik travmalarda kişi öncelikle fiziksel bir travmaya maruz kalır. Maruz kaldığı bu travma daha sonra kişinin psikolojik ruh halini etkiler. Ani bir hastalık sonucu bir süre yatakta tedavi gören bireyin işini kaybetmesi ve işini kaybetmesiyle birlikte gelen stres bozukluğu. Aile şiddetine tanık olmuş veya yaşamış bir bireyin bu davranış sonucu ortaya çıkan özgüven kaybı örnek olarak verilebilir. Psikolojik-fizik travma ise psikolojik travmaların tetiklenmesinin sonucunda ortaya çıkan fiziksel bozukluktur. Buna örnek olarak; iflas eden birinin bu haberden sonra kalp krizi geçirmesi.

Travmaya Neden Olabilecek Olaylar

  • Doğrudan yaşanan olaylar, dolaylı yaşanan/tanık olunabilecek örseleyici olaylar ve yapay-doğal travmatik olaylar altında bu başlığı inceleyebiliriz.Doğrudan yaşanan olaylar, kişinin direkt olarak maruz kaldığı olaylardır. Bunlara örnek olarak; doğal afetler, savaşlar/askeri çatışmalar, göçler, fiziksel saldırı, tecavüz, taciz, kaçırılma, kayıplar, boşanma vb. verilebilir.
  • Dolaylı yaşanan/tanık olunabilecek örseleyici olaylar, kişinin direkt olarak travmaya maruz kalmadığı durumlardır. Bunlara örnek olarak; doğal afetlerden veya savaşlardan dolaylı olarak etkilenmiş kişiler, yardım etmek amaçlı sahada görev alan kişiler, ölü/yaralı/saldırıya uğramış kişilerin veya toplulukların görülmesi vb. verilebilir.
  • Yapay-doğal travmatik olaylarda ise yapay olaylar; genellikle bir duruma karşı verilen tepki sonucu veya kişinin yarattığı olaylardır (savaş, terör, tecavüz, şiddet, göç), doğal olaylar ise; kişinin kendi kontrolü dışında gerçekleşen olaylardır (tsunami, deprem, ölüm).

Kişinin Travmaya Yatkınlığı Arttıran Faktörler Neler Olabilir?

Yaşanan ortam; travmaya maruz kalma riskini hem azaltabilen hem de arttırabilen bir faktördür. Büyükşehir ortamları daha kaotik olduğundan araba kazası riski, gaspa uğramak gibi ihtimaller daha yüksek bir şekilde gözlemlenebilir. Bu da bireyin travmaya yatkınlığını arttırabilir.

Sosyal sınıf ve ekonomik duruma ilişkin koşullar da travmaya yatkınlığı etkileyen faktörlerdendir.

Bireyin yetiştiği aile ortamından edindiği bazı olumsuz davranış örüntüleri ileriki yaşlarında alışık olduğu aynı olumsuz örüntüleri devam ettirmesinde kaynak teşkil edebilir. 

Kişilik özellikleri ve baş etme biçimleri; kişinin sorunlarla baş etmeye dair kaynaklarının çokluğu ve mizaç özellikleri travmaya yatkınlığı etkileyebilir.

Daha önceki travma deneyimleri; daha önceden travma yaşamış bir bireyin, tekrardan yaşadığı bir travmatik olayda benzer strese girmesi daha olasıdır. Kalıplaşmış toplumsal normların sizi dışlaması; mülteci olmak, çoğunluk dışında bir dine inanmak, cinsel kimlik farklılıkları.

Ailedeki psikiyatri geçmişi de travmaya yatkınılığı etkileyen değişkenler arasındadır.

Kişinin stresle baş edeceği bir ortam içerisinde olması travmaya yatkınlığı azaltabilirken sosyal destek eksikliği travmaya yatkınlığı arttırabilir.

Travma Sonrası Gelişim Nasıl Olur?

Hepimiz birbirimizden çok daha farklı düşünce tarzına ve algıma biçimine sahip olduğumuzdan travma sonrası farklı kişilerde farklı gelişimler ve etkiler gözlemleyebiliriz. Kişiler travma sonrasında olumlu gelişim, olumsuz gelişim ve hiç etkilenmeyenler olarak ayrılabilirken kişinin ilişkilerinde, felsefi bakış açısında ve kendilik algısında değişikler oluşabilmektedir.

İlişkilerde değişiklik; travma esnası veya sonrasında alınan sosyal destek, duygularını ifade etme konusunda o kişiyi geliştirebilir. Örneğin kanser hastaları, diğer kanser hastalarıyla bir araya geldiklerinde, kendi deneyimleri hakkında konuştuklarında; kişide kendi bilgilerini başkalarıyla paylaşma motivasyonu gelişir, zorluğa dayanmanın farkına varır, ilişkilere daha hassas ve şefkatli yaklaşır. 

Felsefi bakış açısındaki değişiklik; Travma sonrasında kişilerde “canım bağışlandı” veya “bu hayatı yaşamak için bana ikinci bir şans verildi” gibi düşünceler gelişebilir. Bu düşüncelerle birlikte, kişi her günün daha çok değerini bilip, küçük şeylerden çok mutlu olabilip, işlerini ertelemeyip, önemsiz sayılabilecek şeylere daha az zaman ayırmaları muhtemeldir. Aynı zamanda dini inançlarda artan, güçlenen bir bağlılık da söz konusudur.

Kendilik algısındaki değişiklik; travma sonrası gelişimde, kişi kurban olarak etiketlenirse bu olayı atlatmada biraz daha zorluk yaşarken kendini hayatta kalan olarak tanımlarsa travmadan olumlu gelişimin desteklenmesi daha olası olabilir. Her travma, kişi üzerinde negatif etki bırakmayabilir. Olayın kötü olduğu inkar edilemez, fakat bizler bu olayı belleğimizde bir daha buna benzer bir olay yaşarsak nasıl baş edebileceğimiz konusunda yol gösterici bir tecrübe olarak algılarsak, kişi daha faydalı bir şekilde baş etmeyi öğrenip kendi güvenliğini sağlar. 

Travma Belirtileri Neler Olabilir?

Travma belirtilerini farklı alt başlıklarla inceleyebiliriz.

Bağlanma; kişi başkalarına güvenmekte veya yardım istemekte zorluklar yaşayabilir, sosyal olarak kendini izole edebilir, bir kişiye aşırı bağımlılık gösterebilir.

Fiziksel; kişi somatizasyon (fiziksel yaşanan semptomların tıbbi olarak açıklanamaması, ruhsal sıkıntıların bedensel yanıtı) yaşayabilir, duyusal hassasiyet yaşanabilir, medikal rahatsızlıklarda artış gözlemlenebilir, baş ağrıları, anksiyete, mide bulantısı.

Duygu düzenleme; kişi kendisini regüle etmekte, sakin kalmakta, iletişim kurmakta zorlanır, kolayca üzülebilir, duygularını ifade ve tarif etmekte sıkıntılar yaşayabilir.

Davranış kontrolü; kişi dürtüsel davranabilir, uyku ve yeme düzeni bozulabilir, kişinin hissettiği duygular veya davranışları öngörülemez olabilir, kendi kendine zarar veren bir tutum içerisinde girebilir.

Bilişsel süreç; kişinin dikkati kolayca dağılabilir, bilişsel süreçte bilgi beyinde geç işlenmeye başlamış olabilir, öğrenmekte zorluklar çıkabilir, merak azalabilir.

Benlik algısı; kişinin özgüveni düşebilir, kendisini sürekli suçlu hissedebilir, kendisinden utanabilir, vücut algısından rahatsızlık duyabilir. 

Bu konuda kişinin algısı önemli olduğu için tamamen net bir yargı vermiyor ve kişinin mizacına yorumlama biçime göre bilgilerin değişiklik gösterebileceğini vurgulamak istiyoruz. 

*Yaşanan her travmatik olmasını beklediğimiz olay travma olmayabilir, her insanın olayları algılayış biçimi farklıdır. Dolayısıyla olayın, kişinin üzerinde bıraktığı etkiyi göz ardı etmemeliyiz.*

*Yaşantımızda bizi zorlayan ve olumsuz olarak nitelediğimiz her olay travmatik olmayabilir.*

Referanslar 

https://www.ecmhc.org/tutorials/trauma/mod3_1.html

https://www.apa.org/topics/trauma

https://www.winchesterhospital.org/health-library/article?id=20074

https://poccik.com/travma-kavrami-ve-psikolojik-travma/

Giller, E. (1999). What is psychological trauma. Sidran Institute, 15, 2021.

PsyLegal. What Are the 3 Main Types of Trauma?, December 20, 2019. https://www.psylegal.com.au/3-main-types-trauma/