
Çocukluk Çağı Korkuları
Korku, yaşamı veya güvenliği tehdit eden bir tehlike algısı durumunda ortaya çıkan duygusal bir tepkidir. Rahatsız edici ve olumsuz bir his olarak tanımlansa da aslında insanı tehlikelerden koruyan ve insanın hayatta kalmasını sağlayan işlevsel bir yönü de vardır. Evrimsel kökleri olan, canlıyı uyaran, savaşmasını yada kaçmasını sağlayan bir alarm sistemi oluşturan korku duygusu, canlıların yaşamını güven içinde devam ettirmesini ve insan neslinin devamını sağlamıştır. Temel ve normal bir duygu olan korku, yetişkinlerde olduğu kadar çocuklarda da sık görülür. Çocuklar için korku, gelişimin normal bir parçası ve büyümenin getirdiği olumlu ve sağlıklı bir süreçtir. Çocuklar; korkular aracılığıyla çevrelerine uyum sağlamayı, kendilerini zora sokan durumlarla baş etmeyi ve tehlikelerden kaçınmayı deneyimleyerek öğrenirler. Çevreyi tanıdıkça, beden ve zihin gelişimini tamamladıkça, korkularını zamanla yenmeye başlarlar. Korku, belirli ölçülerde yaşandığında çocuklar için doğal ve sağlıklı bir süreç olsa da sürekli ve yoğun bir şekilde yaşandığında günlük yaşam içerisinde zorluk yaşatabilir.
Çocuklarda Korkuların Ortaya Çıkma Nedenleri
Çocukların zihni yaratıcı ve özgündür. Yetişkinler için korkuya dair herhangi bir anlam ifade etmeyen durumlar çocukların korkmalarına neden olabilir. Korkuların ortaya çıkmasında birkaç faktör etkilidir. Bunlardan biri korkunun öğrenilmesidir. Çocuklar büyürlerken ebeveynlerini çok dikkatli bir şekilde gözlemlerler ve onların olaylar karşısında verdikleri tepkileri taklit edip uygulamaya çalışırlar. Bu nedenle aile içinde korkulan şeye nasıl tepki verildiği önemlidir. Ancak televizyon, bilgisayar, telefon ve tablet oyunları ya da bir filmin veya bir hikâyenin etkisinde kalma gibi dış çevreden deneyimledikleri durumlar da çocukların korku hissetmesine neden olabilir. Ebeveynlerinden anlam veremedikleri şekilde, uzun süreli ve sık sık ayrı kalan çocuklarda da çeşitli korkular ortaya çıkabilir. Ebeveynin gerçek bir tehlike olmadığı halde sürekli olarak çocuğu uyarması ve “dikkat et” mesajını vererek önlem alması gerektiğini vurgulaması onu bir tehlike olduğuna inandıracaktır. Yeni bir deneyim yaşamak için hazır olan çocuğun kaygılı bir ebeveyn tutumu ile karşılaşması, yeni ortamlara girmekten çekinmesine ve farklı şeyleri deneyeceği zaman korku duygusunu hissetmesine neden olacaktır.
Yaş Dönemlerine Göre Korkular
Çocukların içinde bulundukları yaş dönemlerine göre hayal güçleri, dünyayı algılama ve bilişsel beceri leri geliştikçe korkuları da değişken lik gösterir. Her yaş dönümünün kendine özgü korkuları vardır. Çocuğun gelişimi devam ettikçe korktuğu durum ve nesneler de bulunduğu yaşa göre değişkenlik gösterir, çocuklar gelişim basamak larını atladıkça yaşanan korkular da şekil değiştirir. Önemli olan nokta, bu korkunun süresi ve yaş dönemine uygun olup olmadığıdır.
0-1 Yaş: Doğumdan sonraki ilk bir yıl içerisinde bebeklerin en büyük korkusu ona bakım veren kişiden ayrı kalmaktır. Yabancı suratlar görmek onları korkutur. Çok büyük objeler, hayvanlar, yüksek sesler, gürültülü ortamlar ve ani hareketler bebekler için korkutucu olabilir.
1-2 Yaş: 1 yaş öncesinde çocuklar daha sık ebeveynlerinin kucağından, tepeden dış dünyayı izleyebiliyorken yürüme becerileri geliştikçe görüş açıları değişmeye başlayacaktır. Daha önce ebeveyninin kucağında boyundan büyük bir köpek ile cesurca baş edebilirken çevrede olup bitenlerin daha fazla farkına vardığı ve keşfetmeye odaklandığı bu yaş aralığında birdenbire ortaya çıkan seslerle ve nesnelerle daha fazla mücadele etmeye çalışacaktır. Bu dönemde merakını gideremediği her şey korku unsuru olabilir. Sifon sesi, elektrikli süpürgesi sesi, anne babanın görünümündeki herhangi bir değişiklik gibi. Ayrıca bu yaş döneminde anne-babadan ayrılma korkusu ve tuvalet korkusu da en fazla görülen korkular arasındadır.
2-3 Yaş: Çocukların bu dönemde korkularında korkulan objeye yöne lik bir artış görülür. Bu dönemdeki korkular arasında hayvan korkusu- köpek, kedi, yılan gibi- gök gürültü sü, tren ve kamyon sesi gibi yüksek ve ani seslerden korkma yer alabilir. Bu yaş aralığındaki çocuğun yaşadığı korkular yoğun olabilir. Bunun sebe bi de daha evvelden fark edemediği ve anlayamadığı durumları artık kendisine bir tehdit olarak algılama sından kaynaklanmaktadır. Tuvalet alışkanlığını kazandığı bu dönemde çocuk bedeninden bir şeylerin koptuğunu görerek korkabilir.
3-4 Yaş: Bu dönemde karanlık korkusu ve gece seslerinden korkma gibi korkular belirmeye başlayabilir. Hayvan korkuları, palyaço, maske, yabancı korkusu, uykuya dalarken anne-babanın yanından ayrılması, polisten korkma gibi görsel korkular sık görülür.
4-5 Yaş: Bu dönemde çocuklar, hayal güçleri de oldukça güçlü olduğu için yaşadıkları korkular ile ilgili çeşitli sorular sorabilirler. Yetişkinlerden aldıkları cevaplardan, çevrede duydukları ya da gördükleri olaylardan etkilenerek kaygı uyandırabilecek düşünceler içine girebilirler. Vahşi hayvanlardan ve yüksek motor sesleri gibi gürültülü seslerden korktukları görülür. Bu yaşta karanlık korkusu ve ayrılık endişesi özellikle geceleri görülebilir. Bu dönemde çocuklar canlarının acımasıyla ilgili saç kestirme veya tırnak kestirme ile ilgili yeni korkular geliştirebilirler.
5-6 Yaş: Bu yaş grubundaki çocuklar; canavar, öcü, yaratık, hayalet veya cadı gibi gerçek olmayan hayali kahramanların ve doğaüstü varlıkların onlara zarar vereceği korkusunu geliştirebilirler.
Canlarının acımasıyla ilgili daha somut olan düşüp yaralanma, zarar görme, vücudunda bir yerinin kanamasından ya da incinmesinden korkma gibi korkular görülebilir. Okuldan alınmamaktan veya eve geldiğinde ebeveynini bulamamak tan korkabilirler. Gece korkuları ve kâbusları görülebilir; gece odasında ışık yanmasını isteyebilirler, rüyalarından bağırarak veya ağlayarak uyanabilirler.
6-7 Yaş: Bu dönemde canavar, öcü, yaratık, hayalet veya cadı korkusu; uzaylı, hırsız, karanlıkta görülen gölgeler ya da “yatağın altında biri var” gibi çocuklar açısından biraz daha gerçekçi korkulara dönüşebildiği görülebilir ve bu nedenle tek başlarına kendi odalarında yatmak istemeyebilirler. Tanımadıkları kişilerden zarar gelebileceğini düşünebilirler. Ayrıca kitaplarda, çizgi filmlerde veya filmlerde gördüklerinin etkisinde kalabilirler ve korku geliştirebilirler. Suç, şiddet ve kavga içeren görüntülerden etkilenirler. Deprem, yangın, fırtına gibi doğal afetlerden korkmaya başlarlar. Kaçırılmaktan, kaza geçirmekten ve kaybolmaktan korkabilirler. Bu korkular genellikle yaşanan bir olayın ardından tetiklenebilir ve çocuk korktuğunu ifade etmeye başlar. Örneğin; apartmanda bir başka daireye hırsız girdiğini duyan çocuk, geceleri korkmaya başlayabilir ve anne babasının yatağında uyumak istediğini belirtebilir.
İlkokul çağında gerçekçi olmayan korkuların daha gerçekçi olanlara dönüştüğü, günlük yaşam ile ilgili korkuların başladığı görülür.
Başaramamaktan, becerememek ten, okulda başarısız olmaktan, verilen görevi eksik yapmaktan duyulabilecek kişisel korkular başlayabilir. Aileden birine zarar gelmesinden, ebeveynlere bir şey olacağından veya öleceklerinden korkmaya başlama genelde bu dönemde başlar.
Ergenlik dönemine doğru ise yaşanan en yoğun korkular, kalabalık önünde rezil olmak, arkadaşları tarafından dışlanmak, gruba dahil olamamak, yalnız kalmak gibi sosyal korkulardır.
Çocukların Korkuları İçin Ebeveynlere Tavsiyeler
Çocukluk korkuları söz konusu olduğunda genelde ebeveynleri zorlu bir sınav bekler. Korku karşısında nasıl tepki vereceklerinden emin olamayabilirler. Yaş dönemine dair korkuların birçoğu gelişimsel olduğu için geçicidirler, çocuğun kendini güvende hissetmesi ile e azalır. Ancak çocuğun yaşadığı korkular günlük yaşantısını olumsuz yönde etkilemeye başlamışsa ve çocuk bu durumla nasıl başa çıkabileceğini bilmiyorsa bu noktada onlara yardımcı olmak gerekir.
• Çocuğunuzun yaşadığı korkuların tam olarak ne zaman başladığını, hangi durumlarda daha çok ortaya çıktığını, ne sıklıkla görüldüğünü ve gün içerisinde yaşadığı olaylarla ilişkili olup olmadığını gözlemlemeye çalışın. Bunları tespit edebilmek, alınacak önlemlerin neler olabileceğini de belirlemenizi kolaylaştıracaktır.
• Korku anında mutlaka çocuğunuzun yaşadığı duyguyu detaylı olarak anlamaya önem verin. “Ne var canım korkacak, bak odanda sın” demek yerine onu neyin korkuttuğunu anlatmasına izin verin, sonra da onu sakinleştirin ve ona güven verin. Korkuları size anlamsız gelse de gerçekçi görünmese de o bu korkuları çok ciddi boyutlarda yaşıyor olabilir.
Bu nedenle korkacak bir şey olmadığına dair onu ikna etmeye çalışmayın. “Annen ve baban burada, yanında, sana bir şey olmasına izin vermeyiz” gibi yatıştırıcı cümleler kullanabilirsiniz. Çocuğun kendi korkusunu anlamasına ve hissettiği duyguyu size ifade etmesine yardımcı olun. Çocuk kaç yaşında olursa olsun hissettiği korkuya karşı saygı gösterin. Korkularını küçümsemeyin; korkularıyla dalga geçmeyin ve çevredeki bireyler tarafından alay konusu haline gelmesini engelleyin. Bu tarz olumsuz yaklaşımlar, çocuğunuzun yaşadığı korkuları daha yoğun yaşamasına neden olabileceği gibi özgüven gelişimini de olumsuz yönde etkileyecektir. Bağırmak, alay etmek veya korku sunu yok saymak korku sürecinin uzamasına sebep olacaktır. Çocukların korkularını anlatmalarına izin vermek, korku ile baş etmelerine çok yardımcı olur. Çocuğunuzun korktuğu durumlarla ilgili onu bilgilendirin. Bu durumun olma olasılığını, olursa neler yapabileceğinizi beraber konuşarak bulun.
• Bazen korku yaratan durumlar hakkında konuşmak kolay olmayabilir. Böyle durumlarda korku yaratan durumun resmini yapmak ya da kukla, bebek, oyun evi gibi malzemeleri kullanarak oyun yolu ile çocuğunuzun korkusunu ifade etmesini sağlamak korkulan durumun ifade edilmesine yardımcı olabilir.
• Korku ile baş etmekte etkili olabilecek bir diğer yöntem ise hikayelerin ve masalların kullanılmasıdır. Hikayelerde ve masallarda zor durumda kalan kahramanların bu durumdan nasıl kurtulduklarını görmek ve duymak çocuğa kendi yaşadığı zorlukları aşmasında yol gösterir. Çocuk kitaplarından yararlanabileceğiniz gibi çocuğunuzla birlikte kendi masalınızı da yaratabilirsiniz.
• Çocuğunuza korkusunu hissettiği an rahatlamasını sağlamak için gevşeme teknikleri öğretebilirsiniz. Bir fil olduğunu düşünmesini kocaman burnu ile derin bir nefes almasını sonra da bir yılan olduğunu düşünmesini yılan sesi çıkararak nefesini ağzından vermesini isteyebilirsiniz.
• Çocuğunuz kendi odası ve yatağı olmasına rağmen sizin yatağınızda sizinle yatma konusunda ısrarcı olabilir. Çocuklar içinde bulundukları bir sıkıntıyı, yaşadıkları bir korkuyu ya da kaygıyı sözel olarak ifade etmekte zorlandıklarında bunu davranışlarıyla göstermeyi seçebilirler. Sizinle yattıklarında daha güvende olacaklarını düşünebilirler. Bu gibi durumlarda çocuğunuzun yatağında yanında yatmak ya da kendi yatağınızda sizinle uyumasına izin vermek yerine çocuğunuz uykuya dalana kadar onun odasında yatağının yanında rahat bir koltuğa oturmanız, ona bir hikâye okumanız, biraz sohbet etmeniz ve “sen uyuyana kadar ben senin yanında bekleyeceğim” mesajını vermeniz ve sevdiği bir oyuncağa sarılarak uyuyabileceğini söylemeniz onun kendini güvende hissetmesini sağlayacaktır.
• Çocuğunuz sık sık uykusundan uyanıp sizin yanınıza gelmek istediğinde her seferinde yılmadan aynı şekilde çocuğunuzu kendi odasına ve yatağına götürmeniz ve uykuya dalana kadar bir süre yatağının yanındaki koltukta oturmanız kendi yatağında yatma alışkanlığını kazanabilmesinde önemli olacaktır.
• Çocuğunuzun kendi kendine baş edemediği korkular yaşadığını düşünüyor ve gözlemliyorsanız her zaman okulumuzun psikolojik danışmanlık ve rehberlik servisinden de destek isteyebilirsiniz. Korkularını kucaklayabilen ve bu duygusuyla sağlıklı bir şekilde baş edebilen çocuklar yetiştirmek dileğiyle.
KAYNAKÇA
Rogge, J. U. (2001) Çocukların Korkuları Vardır, Rota Yayınları, İstanbul.
Solter, A. J. (2020). Çocuğunuza Kulak Verin, Doğan Kitap, İstanbul.
Temur, B. (2002). Çocuklarda Korkular, Çocuk ve Aile Dergisi, Eylül.